kışın avrupa da sıcak olan yerler

İnsanlar Avrupa’ya tatil gidecekleri zaman genelde büyük şehirler tercih ediyorlar. Ancak Avrupa’nın en canlı kültür merkezleri belki de daha küçük şehirlerde olabilir. Uplifers olarak, Avrupa’da gidebileceğiniz küçük ama kültürel olarak daha canlı olan alternatif tatil rotalarını sizler için derledik. 1. Gent, Belçika. Kıştatili deyince akla gelen kış sporları için Kayseri, Bursa, Erzurum gibi şehirler tam da aradığınız özellikteki şehirler. Dört mevsim farklı doğal güzellikler sunan Bolu Abant gibi şehirleri de kış tatili için tercih edebilirsiniz. Son yıllarda oldukça popüler olan Doğu Ekspresi ile kar manzarasının muhteşem Havana. Havana'da Aralık - Şubat ayları arasındaki turist yoğunluğu başlamadan rahat rahat tatil yapabileceğiniz en uygun zaman Kasım ayı. Sıcaklığın 24 - 29 derece arasında olduğu bu ayda Küba'yı gezmek çok daha konforlu bir deneyim yaşatır. Küba'nın başkenti Havana, ülkenin en romantik ve sofistike şehirlerinden biri. “Antalya gezilecek yerler” arasında Türkiye, Avrupa ve dünyanın en önemli 10 tırmanış bahçesinden biri olan Geyikbayırı da bulunuyor. Konyaaltı ilçesindeki Geyikbayırı kışın tırmanış yapmak isteyenler için çok elverişli bir bölge. Keşif yapmak ve doğada eğlenceli/aksiyon dolu anlar yaşamak için birebir. Yılboyunca sıcaklık ortalamalarının yüksek olduğu ülkede güneyde Sahra Çölü’ne doğru gidildikçe hava sıcaklığı daha da artıyor. Kış soğuğundan usananlar için kış aylarında sıcak hava dalgasını hissetmek ve yeni yerler keşfetmek için iyi bir seçim olan Fas’ta başkent Rabat, Kazablanka, Marakeş, Suvayr ve Le Meilleur Site De Rencontre Gratuit En France. Televizyon programının çekimleri son hız devam ediyor. Çift maske, Türkiye’nin her köşesindeyim. Ama bilirsiniz işte, malum alışmış-kudurmuş ilişkisi...Gitmek istiyorum, daha uzaklara uçmak istiyorum. Dil değişsin, kokular, renkler, melodiler değişsin. Biraz tanışalım, anlaşalım; ben yine evime döneyim. Dünyanın benim olduğunu, benim de dünyanın bir küçücük zerresi olduğunu hissedeyim. Seveyim, güleyim, sarılayım...Ez cümle, bir an evvel normal hayatıma döneyim. Hep diyorum İnsan biyo-psiko-sosyal varlık. Son yılların en etkin psikologları olan pozitif psikoterapistler, buna bir de “felsefi” boyutunu eklediler. Kendine iyi bak, tamam. Ama bir o kadar da önemli olan sohbet, akışta ilerleme, birlikte bakabilme, kahkaha atma, düşünme ve çözüm üretebilme yönlerimizi doyurmamız şart. Yılbaşı yaklaşıyor, hadi yeni hayat, temiz ajandaya isim yazma havalar iyice soğuduğu zaman, bir de karanlık bastırınca, insanın canı hiçbir yere gitmek istemez ya. Kabul. Hatta sürekli battaniye altında oturup sıcacık limonlu çay içme arzusu...Yok yok, bu sene inadına gitmek, sınırları durmadan zorlamak istiyorum. Çivi çiviyi söker, ha gayret evden çıkmaya kışken, öbür yarı küreye, parlak güneşe gitmeyi hayal ediyorum. Kışın, kışı adam gibi yaşamak lazım deyip hayallere de buluşalım o halde. Avrupa’nın bazı şehirlerinde, bu mevsim daha bir güzel. Canlı, canlandırıcı, mutlu edici. Soğuğa rağmen! Hadi gelin, gidelim 10 şehirlik bir liste hazırladım. Biraz araştırdım, bu konudaki yazılara göz attım tabii. Yine de en doğru şehirleri kalbim seçti sanki. Işıklar, süsler, rengarenk vitrinler; sürekli çalan müzik, köşebaşında karşınıza çıkan bir koro veya gökyüzünü kaplayıveren bir doğaüstü gibi görünen tablo, bu listenin belirleyicileri oldu. Bu kış, hayat birden bayram olsa, kapıyı çarpıp çıksam ve bu on şehri yeni baştan dolaşsam keşke, dedim...1. Köln Romalılar tarafından 38’de kurulmuş. İmparator Nero’nun annesinin adı Colonia’dan da ismini bir kış gezisinin adresi bence. Noel pazarlarıyla ünlü. Tarihi katedralin altındaki de en bilineni. Müzeleri, tarihi yerleri zaten gez gez bitmez. Bu mevsim, şehre ayrı bir ruh geliyor. Ah, nasıl güzel oluyor, nasıl büyülü karelerle insanı sarhoş ediyor...2. Berlin Kabul, Almanya’yı fazla sever oldum son yıllarda. Ama Berlin’in iyice kozmopolitanlaşan havası büyüleyici değil mi? Kasım ortasından yılbaşına kadar açık, bazen yüz kadar noel pazarına ev sahipliği yapıyor şehir. Her yerden ışıklar göz kırpıyor; süslü ağaçlar, insanı rahatsız etmeyen bir müzik sarıp sarmalıyor. Ben artık gece pek az çıkıyorum, ama gençlere göre gece hayatı tek kelimeyle yıkılıyor!3. Londra Canım benim. Her mevsim ayrı güzel. Ama Aralık - Ocak ayları bendeki yeri başka. Oxford Caddesi’nden Trafalgar Meydanı’na kadar yürüyün. Yılbaşı sirki, lunaparkı, her sene parklarda kurulmuş oluyor bir kere. Caddeler boydan boya ışıklandırılmış. Ünlü mağazaların vitrinleri, hayatınızda görmediğiniz heyecanlı bir dekorun içine çekiveriyor sizi. Dünyanın bütün dilleri karışmış, tek ağızdan yeni yılı, kışı, hayatı kutluyor sanki. Zaten yapacak sonsuz şey varken, görecek yüzlerce oyun, sergi, müzeye zaman, para, enerji yetişmezken... Ah, bir de Covent Garden’da seyyar arabalarda sıcak çikolata satanlar detayı var, kokusu hep burnuma geliyor Paris Dünyanın hala merkezi bir bakıma. Ama yazın nasıl bir kalabalık var, akıllara seza. Eyfel’de iki saat sırada bekleyip vazgeçtik geçen Mayıs’ta. Kışın kalabalık çok daha makül boyutlarda bir kere. Aman çok sıkı giyinmeyi unutmayın, içlikler falan. Bazı günler dondurucu oluyor... Buna rağmen, hele bir de kar yağmışsa... Romantizm ne demek, işte onu canlı yaşıyorsunuz. Kibar ışıklar, estetiğin, zerafetin, sanatın kışla birleşmesi. Sen nehri kenarındaki sahaf tezgahlarından bile akordeon tınıları, kahve kokuları yükseliyor. Cafe’ler, en Paris şarkıları döndürüyor. Beyaz örtünün altında parlayan Paris, yine parfüm Rovaniemi Helsinki’den iç hatlar seferleriyle ulaşılıyor. Finlandiya’nın bir şehri, Laponya bölgesinin en güzel temsilcisi. Büyülü bir masala giriyorsunuz. Her yer beyaz. Aralık ve Ocak aylarında gün ışığı ancak birkaç saat. Ren geyikleri ve haskilerle kızak turları yapacaksınız. Okula kayarak giden çocuklara imrenerek bakacaksınız. Buzkıran gemisiyle yolculuğa çıkıp, astronot kıyafeti ile Kuzey Buz Denizi’ne atlamak bile mümkün. Elf’lerin çalıştığı Noel Baba köyü ve Buz Otel’i sonra uzun uzun yazmak isterim...6. Svalbard Kuzey Buz Denizi’nin bitmeye başladığı yerdeki takımadalar. Norveç’e bağlı. Yazın gece yok, kışları da zifiri karanlıkta geçiyor hayat. Yani birkaç hafta sadece. Ama sıkı durun, hiçbir havai fişek gösterisinin yapamayacağı büyülü bir gösteri var burada. Kuzey Işıkları. Bazen günlerce, her gece. Maviler, yeşiller, pembelerle sürekli değişen tablolar izlettiriyor doğa size. Muhteşem bir deneyim, fırsatınız olursa kaçırmayın. 7. Brüj Brüj de romantizmin ve kış konusunun başka bir açıdan tanımı. Adına yapılmış filmle çok meşhur olsa da, bozulmamayı beceriyor. Belçika’da, Brüksel’den kısa bir tren yolculuğuyla ulaşmak mümkün. Bir Ortaçağ şehri, Ortaçağ’da da kalmış gibi. Dantelcileri, biblocuları, hele de o çikolatacıları...Meydanı falan insanın aklını oynattıracak kadar güzel. Uzun kalınırsa sıkıcı gelir belki de, bilemem; ama bir günlük kış gezilerinde, yürek çarptıran bir şehir. Kanallar, karla kaplı çatılar, küçük ışıklar ve çikolata kokusu...8. Prag Paris’in Çekya’da olanı sanki. Sadece herşeyin yarı yarıya daha ucuz olduğu ve Fransızca konuşmayan bir Paris burası. Çekya’nın başkenti. Vitava Nehri’nin iki yakasında kurulmuş. Wenceslas Meydanı, Old Town, Prag Kalesi, Astronomik Saat, bitmeyen gece hayatı, yoğun sanat programıyla müthiş bir şehir. Yaz aylarında, aynı Paris gibi, çok kalabalık. Bence Prag asıl güzelliğine kışın kavuşuyor. Yerel halkın hep bir ağızdan söylediği şarkılar, yerel biramızı tadın diye ısrar kıyamet lokantalara hep bu mevsim rastladım. 9. Tallinn Baltık Denizi kıyısındaki başkent. Estonya’nın gururu. Nasıl iyi korunmuş, kollanmış bir ortaçağ şehri, nasıl sevimli, nasıl insanı çekiveren bir havası var; anlatabilmem çok zor. Tallinn’de Estonyalı sayısı kadar da Finlandiyalı ve Rus nüfus var. Nüfusu azıcık olan şehir, Toompea Tepesi’nin en tepesine tırmandığınızda gördüğünüz manzarayla sizi acayip çarpıyor. Bin yıllık eczanelere girince de kafanız iyice yerinden oynuyor. Sokak konserleri, soğuğa rağmen meydanda toplanan korolar, olaya iyice büyü tozu serpiyor. 10. Kopenhag Bence İskandinav ülkelerinin en güzel ülkesi Danimarka’nın başkenti. Listede son sırada, ama “last, but not least”! Danimarkalılar, malum, dünyanın en mutlu insanları. Sürekli gülümsüyorlar, en ufak bir tereddütlü adımda, birisi yardımcı olmayı teklif ediyor. Ülkenin her yaştan insanı, havalar nasıl olursa olsun, bisikletlerinin tepesinde. Mutluluk ve medeniyet, ilk adımdan itibaren herkese bulaşıveriyor. Şehir dışı gezileri, parklar, yakın adalarla günlerce, haftalarca gezebilirsiniz. Ama rengarenk evleri, noel pazarları, perdesiz pencerelerden sızan renkli ışıkları, meydanları, parklarıyla unutulmaz manzaralar sunuyor. Şehrin mutlaka görülmesi gereken Tivoli Bahçeleri, kasım ortasından yılbaşına kadar açık; bu bilgi de aklınızda bulunsun dedim. Soğuğa rağmen kış aylarında gezmenin keyfi bir başka oluyor. Hele bir de fotoğrafla uğraşıyorsanız… Tatil için gittiğiniz bir şehirde kar yağmaya başladı ya da çıktığınız bir yaylada bulut denizine denk geldiniz. Her şeye rağmen anın keyfini çıkarmak ve fotoğraflamak yapabileceğiniz en güzel şey. Bana göre bazı şehirlere bu havalar gerçekten çok yakışıyor. Sisler altında Charles Köprüsü, karlar altında Hallstatt, yağmur altında Trafalgar Meydanı mesela… Kapadokya’da yağan kardan sonra yarım metre kar altında bir yılbaşı geçirmiş, soğuktan deklanşöre basamayacak kadar üşümüştüm. Yine de harika bir fırsattı bu… Daha sonra birkaç kez kışın gitmeme rağmen bir daha öyle bir zamana denk gelemedim planlarsanız UCUZA UÇAK BİLETİ bulma şansınız çok yüksek. O yüzden bence şimdiden kış planlarını yapmaya kış aylarındaki favori şehir önerilerim arasında Avrupa’dan Paris, Viyana, Londra, Brüksel, Amsterdam, Dublin ve Mısır’dan Hurgada var. Kış aylarını bu etkileyici şehirlerden birinde geçirmeye ne dersiniz?AŞKIN ŞEHRİ PARİSParis, Louvre MüzesiDünyanın en güzel şehirlerinden olan Paris’in aşkın şehri olması tesadüf değil. Muhteşem mimarisi, meydanları, kafeleri, mutfak kültürü ve sanatçılara ilham veren sokaklarıyla görenleri derinden etkileyen bir şehir. Aynı zamanda bilimin ve sanatın şehri olan Paris’in her köşesi size bir ismi hatırlatıyor. Baudelaire, Sartre, Flaubert, Monet, Degas, Rodin, Voltaire, Foucault, Zola, Hugo, Gide, Aznavour, Piaf şehirle özdeşlemiş önemli isimlerden birkaçı. Dünyanın en geniş sanat koleksiyonuna sahip Louvre Müzesi başta olmak üzere sayısız sanat ve tarih müzesi size bekliyor Paris’te. Dorsay Müzesi, Centre Pompidou, Orangerie Müzesi, Paris Modern Sanat Müzesi ve Rodin Müzesi Paris’teki günlerinizi sanatla ünlü parklarından Champ de Mars’ın kestane ağaçları altında oturup Eyfel Kulesi’ni izlerken diğer bir yanda Tuileries Bahçeleri’nden geçerek bir ucundan Louvre’a diğer ucundan Zafer Takı’na kadar uzanabilirsiniz. Her mevsimi güzel Luxemburg Bahçeleri ise çiçek bahçeleri arasında günün yorgunluğunuzu atabileceğiniz en güzel yerlerden. Montmartre Tepesi’nden Paris manzarasıÜnlü alışveriş caddesi Champs-Élysées’e boyunca yürüdüğünüzde önce kendinizi Concorde Meydanı’nda sonra Seine Nehri kıyısında bulacaksınız. Fransız tarihinin önemli parçası olan Notre-Dame Katedrali yakın zamanda geçirdiği yangın sebebiyle ziyaret edilemiyor ama onun şehre kattığı ruhu uzaklardan hissetmek mümkün. Şehri izleyebileceğiniz en güzel yerlerden biri de ressamların ve sanatçıların uğrak yeri olan Montmartre… Montmartre Tepesi’ndeki Sacre Coeur Bazilikası Kutsal Kalp Bazilikası, Paris’in eşsiz manzarasını seyredebileceğiniz en güzel adres. MÜZİĞİN ŞEHRİ VİYANAViyana – Henüz dijital fotoğraf keşfedilmemişken 🙂İmparatorluk sarayları, ihtişamlı mimarisi, rengarenk bahçeleri ve leziz kahveleriyle ünlü Viyana sokaklarını gezerken Strauss’un Tuna Valsi tınıları size eşlik edecek. Gezdiğiniz her yerde kulağınıza çarpan klasik müzik, zengin tarihi ve kültürüyle Viyana’yı ön plana çıkartan en önemli özelliği. Yıllarca Habsburg Hanedanlığı’na başkentlik yapan şehrin neresinde olursanız olun zarafet ve ihtişamı hissedebiliyorsunuz. Tuna Nehri kıyısına kurulan Viyana, tam bir sanat şehri… Sadece müzikle değil bir kısmına öncülük ettiği resim mimari gibi sanat dallarıyla da ön plana gezmeye Viyana’nın kalbi diyebileceğimiz St. Stephans Katedrali’nden başlayabilirsiniz. Gotik mimarinin en güzel eserlerinden olan katedralin çevresindeki sokaklar da bir o kadar güzel… Asırlık kafelerinde ünlü kahvesinin ve tatlılarının keyfini çıkartabilirsiniz. Viyana ile özdeşleşen yerlerden biri de Hundertwasserhaus Evi. Farklı mimarisi ile dikkat çeken evler Viyana’nın en çok ziyaret edilen yerlerinden dolu sanat müzeleriBelvedere Sarayı, Avrupa modernizmine kaynaklık etmiş Gustav Klimt’in eserleri başta olmak üzere orta çağdan günümüze uzanan zengin bir koleksiyona sahip. Modern sanat müzeleri olan Leopold Müzesi ve MUMOK’un yanı sıra ülkenin en büyük sanat müzesi Kunsthistorisches Müzesi de farklı dönemlere ait eşsiz eserleri bulabileceğiniz adresler. Hanedanlığın yazlık sarayı olarak kullanılan görkemli Schönbrunn Sarayı, şehir merkezindeki Hofburg Sarayı da şatafatıyla size etkileyecek. Mahler, Haydn, Mozart, Beethoven, Schubert, Strauss ve Oğlu, Brahms gibi dünyanın en tanınmış bestecileri ya Viyana doğumlu ya da burada uzun yıllar yaşamış. Viyana’ya gelmişken Opera Binası’nda konser veya gösteri izleme fırsatını ŞEHRİ AMSTERDAMAmsterdam kanallarıSuyun güzellik kattığı Amsterdam, kanalları, harika evleri, sanat dolu müzeleri, daracık sokaklarıyla gezmesi en keyifli şehirlerinden biri. Küçük balıkçı köyü, şimdi bir ticaret merkezine dönüşmüş. Amsterdam sadece lale zamanı değil, 4 mevsim gezmek için ideal. Şehri gezmeye müzeler bölgesinden başlayabilirsiniz. Ülkenin en büyük koleksiyonuna sahip Rijks Müzesi; Van Gogh’a adanmış Van Gogh Müzesi; Picasso, Matisse ve Rotka gibi çağdaş ve modern sanatçıların eserleriyle dolu Stedelijk Müzesi; 17. yüzyılda atölye olarak kullandığı binadan dönüştürülen Rembrandt Müzesi hayran kalacağınız müzelerden. II. Dünya Savaşı sırasında tuttuğu günlüklerden esinlenerek hazırlanan Anne Frank Evi’ni de mutlaka Sarayı ve Ulusal Anıt’ın yer aldığı Dam Meydanı şehrin kalbi sayılır. Bir zamanlar yalnız kadınların yaşadığı Begijnhof sakinliği ve muhteşem evleriyle ruhunuza iyi gelecek. Şehrin tanımanın yolu pazarlarAmsterdamKuzey şıklığını ve inceliğini yansıtan sokaklar, sanat galerileri, antikacılar, tasarım atölyeleriyle dolu. Kartpostal güzelliğindeki Jordaan, Amsterdam’ın en özgün sokaklarını barındırıyor. Şehrin en sevilen pazarı Albert Cuypmarkt’ta, çiçekten waffle’a, peynirden hediyelik eşyaya kadar birçok şeyi bulabiliyorsunuz. Çiçek sevenlerse Amsterdam’ın en renkli köşesi, kanal boyundaki çiçek dükkanlarıyla ünlü Bloemenmarkt’a bayılacak. Yıllar önce halkın oluşturduğu komite tarafından inşa edilen Vondelpark, Amstel Nehri kıyısındaki Amstelpark şehrin yeşil alanları. Aralık ayında gidiyorsanız Işık Festivali’ni kaçırmayın. ÇİKOLATA KOKAN ŞEHİR BRÜKSEL Brüksel, Grand PlaceDünyanın en güzel meydanı, görkemli pasajları, lezzetli çikolatasıyla ünlü Brüksel, şaşırtan güzelliği sahip. Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun merkezi olması Brüksel’in çok kültürlü yapısını güçlendirmiş. Özenle tasarlanmış sokaklarını, sanat dolu müzelerini gezerken çikolata ve waffle kokuları da eşlik ediyor size bu en güzel meydanı olarak nitelenen Grand Place, birbirinden muhteşem binalarla çevrelenmiş. Bir zamanlar ticaretin merkezi olan meydan, 17. yüzyılda Fransız bombardımanıyla yıkıldıktan sonra aslına uygun olarak tekrar inşa edilir. UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde olan meydan, her iki yılda bir ağustos ayında milyonlarca çiçeğin oluşturduğu bir tasarımla kaplanıyor. Şehrin sembollerinden Manneken Pis İşeyen Çocuk Heykeli de meydana çok yakın. Büyüklü küçüklü 150 müzeBrüksel, St. Michael & St. Gudula Katedrali’nin vitraylarındanRuben, Magritte, Brueghel gibi sanatçılara ev sahipliği yapan Kent Müzesi, Art Nouveau’nün temsilcisi Victor Horta’ya adanmış Horta Müzesi; Tintin ve Şirinler’in orijinal çizimlerini görebileceğiniz Karikatür Müzesi; dantelin gelişim hikayesiyle Dantel Müzesi, Brüksel’in 150’nin üzerindeki müzesinden sadece özgürlüğüne kavuşmasının 50. yılı anısına yapılan Cinquantenaire Parkı, Kraliyet Silah ve Askeri Tarih Müzesi, Autoworld, Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Yapımı 300 yıl süren, ihtişamlı vitraylarıyla St. Michael & St. Gudula Katedrali, büyüklüğüyle dikkat çeken Koekelberg Bazilikası, Brüksel’in en önemli dini sembolleri. Alışveriş için şehrin en güzel pasajlarından Galeries Saint-Hubert’e, antika ve çikolata için Sablon Meydanı’na, Atomium’u görmek içinse Laeken Park’a SEVGİLİSİ LONDRATrafalgar MeydanıLondra’nın dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olması tesadüf değil. Herkesin kendi zevkine göre bir şeyler bulabileceği Londra, tarihi dokusu, müzeleri, sanat galerileri, parkları, pubları, festivalleri, semt pazarları, gurme restoranlarıyla her yıl milyonlarca kişiyi kendine milyonluk nüfusuyla mega şehir Londra, sadece ekonomik anlamda değil, tarihsel, kültürel ve sanatsal anlamda da dünyanın en önemli merkezi. Farklı ülkelerden insanların oluşturduğu kültürel çeşitlilik Londra’nın en büyük zenginliği. Bir yanda tarih kokan sokakları diğer yanda benzersiz modern mimarisiyle eskiyle yeninin muhteşem parklarından başlayınDünyanın en yeşil şehirlerinden olan Londra’yı gezmeye parklarından başlayabilirsiniz. Şehrin en büyük parklarından Hyde Park, gül bahçeleriyle ünlü Regent’s Park, huzur dolu Green Park, pelikanların yaşadığı St. James’s Park, çocukların sevdiği Battersea Park, geyikleriyle ünlü Richmond Park ve sıfır meridyenin geçtiği Greenwich bunlardan sadece birkaçı. London EyeLondra’yı gezerken keyif alacağınız yerlerden biri de Thames Nehri kıyısı. Westminster’den başlayarak London Eye, Ulusal Tiyatro, Oxxo Tower, Tate Modern, Shakespeare Globe’dan geçerek Tower Bridge’e kadar sayılı koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Londra müzelerinin en önemli özelliğiyse çoğunun ücretsiz gezilmesi. National Gallery, Doğa Tarihi Müzesi, British Museum görmeden dönmemeniz gereken yerlerin başında geliyor. Buckingham Sarayı, Piccadilly, Covent Garden, Soho, Oxford Caddesi, St. Paul’s Katedrali, Notting Hill ve Camden Town, Londra Kalesi şehrin diğer önemli BİTMEYEN DUBLİNDublin sokaklarıBir zamanlar Vikinglerin kurduğu Dublin, sıcak kanlı insanları, bitmek bilmeyen enerjisi, çok kültürlü yapısıyla Avrupa’nın en yaşanılası şehirlerinden biri. Tarihi sokakları, eğlenceli pubları, müzeleri, sanat galerileri ile kendine has yapısı olan Dublin’i gezerken “Konuşan Heykeller” adını verdikleri eserler ve renkli kapılar dikkatinizi çekecek ilginç detaylar. Binden fazla pubın bulunduğu şehirde Tempel Bar bölgesi en hareketli yerlerin başında tam ortasında yer alan Trinity College bir üniversite olmanın ötesinde adeta bir müze. Asırlık ağaçlarla dolu bahçesi, içerisinde Book of Kells’in de olduğu dünyanın en güzel kütüphanelerinden Old Library görülmeye değer. Oscar Wilde, Samuel Beckett, James Joyce, Jonathan Swift, Bram Stoker gibi ünlü yazar ve edebiyatçıların izleri şehrin her köşesinde yıllık Dublin Kalesi, ünlü Kilmainham Gaol Cezaevi, Yazarlar Müzesi, şehrin akciğeri St. Stephen’s Green Parkı, Gotik mimarisiyle St. Patrick’s Katedrali, 1030 tarihli Dublin’in en eski binası Christ Church Katedrali, Liman Bölgesi, Guinness Bira Fabrikası, O’Connell Caddesi’ndeki Spire of Dublin Heykeli, 4 milyonluk koleksiyonuyla İrlanda Ulusal Müzesi, alışverişin merkezi Grafton Caddesi Dublin’de kaçırılmaması gereken yerlerden bazıları. Avrupa’da gezmek için bahane arıyorsanız AVRUPA’NIN EN GÜZEL NOEL PAZARLARI yazıma da göz fazla fotoğraf ve güncel gezileri kaçırmamak için instagram sayfamı takip etmeyi unutmayın Figen Kokol Bu kış Avrupa’ya bir gezi planlıyor musunuz? Soğuk havalar ve kar için hazırlıklı olmalısınız. Öte yandan, Avrupa’da bu sezon güneşin tadını çıkarmaya devam edebileceğiniz birkaç yer var. İşte size Bu Kış Avrupa’da Ziyaret Edilecek 5 Güneşli Yer Avrupa’nın güney kesimlerinde, kış güneşi görmeyi ümit eden gezginler için çeşitli sıcak yerler var. Yunanistan, İspanya veya İtalya’ya doğru yola çıkıp, plajlarında biraz zaman geçirebilirsiniz. İşte Bu Kış Avrupa’da Ziyaret Edilecek 5 Güneşli Yer Malta, yaz aylarında çok kalabalıklaştığı ve sıcaklığın çok yükseklere çıkması yüzünden tatilcilerin uğrak yeri oluyor. Ancak, kışın havaların soğuk olduğu zamanlarda bile Malta’da sıcak bir yer bulabilir ve tatilinizin tadını çıkarabilirsiniz. Algarve Portekiz Bu Kış Avrupa’da Ziyaret Edilecek 5 Güneşli Yer Muhtemelen Algarve’yi ve muhteşem plajlarını duymamışsınızdır. Portekiz’de muhteşem plajlara sahip olan yerlerden birisidir. Yaz boyunca oldukça sıcak olan ve turistleri kendisine çeken bu yerin, kışın daha da güzel olacağını göreceksiniz. Sicilya İtalya Çoğu yer yazın çiçeklerler kaplı olur ama Sicilya kışın daha da renkli olur. Sıcak günlerde, limon, portakal gibi taze meyvelerin tadını çıkarabilirsiniz. Her iki durumda da, İtalya’da tatilcilerin uğrak yeri olmaya devam edecek. Girit Yunanistan Pespembe bir kumsal hayal edin, orada bir gününüzü geçirip dinlemek ister miydiniz? Girit’te Elafonissi Plajı bu isteğinizi karşılayacak ve size eşsiz manzaralar sunacaktır. Kum, parlak pembeye döndüğünde mükemmel manzaralar göreceksiniz. Plajlar gündüzleri ılık olabilir, ancak geceleri sıcaklıklar düşebilir bu yüzden kıyafetlerini seçerken buna dikkat etmelisiniz. Sevilla İspanya Tarihi dokusuyla insanların gezerken hiç sıkılmayacağı bir yer olan Sevilla, yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da size hiç soğuk gelmeyecektir. Arada bir yağmur duşuna hazırlıklı olmalısınız. İspanya’daki güneş ışığını hissetmek istiyorsanız burası tam size göre. Gezilecek bu yerleri görmek istiyorsanız bilet aramaya başlayın ve yapacağınız tatilin planını yapın. Yıl boyunca, hangi mevsimde olursa olsun, Avrupa’da misafirlerini en iyi şekilde ağırlıyor . Kış aylarında kar düşmeye başladığında en güzel görünen Avrupa yerlerinden 6’sını listeledik. Bir kış kaçamağı planlamayı düşünüyorsanız ve biraz ilham almayı düşünüyorsanız, bu yerler mükemmel!Amsterdam, HollandaŞirin kafeler, açık ateşin yanında Glühwein ve şahane poffertjes, kışın Amsterdam’ı kaçırılmaması gereken bir deneyim haline getiriyor. Dışarıya çıkmayı tercih ediyorsanız, muhteşem buzlu kanalları dolaşın, kar yağdıkça vitrinlere bakın ya da kendinize ile bir parça sıcak cips satın MacaristanTermal banyoları ile ünlü Budapeşte, kış aylarında ısınmak için mükemmel bir yerdir. Mineralle beslenen doğal kaynaklara daldıktan sonra, gulaş, lahana ruloları ve köfte yemeklerinin tadına bakmadan önce, kültürün bir kısmını Budapeşte’deki birçok müzeden birinde FransaHamur işleri, sanat ve keskin peynir sadece bir tek anlama gelebilir Paris. Kışın Işıklar Şehri’ne oui deyince hayal kırıklığına uğramayacaksınız. En şık atkı ve şapkanızı giyin ve Champs-Elysees’deki güzelce dekore edilmiş vitrinlere doğru yürüyün, Katakompları keşfedin veya sokakta satılan sıcak kestanelerin tadına bakın. Bu kış harikalar diyarı sizi büyüleyecek, karnınızı sıcak ve kalbinizi dolu Alpleri, İsviçreTam olarak bir şehir olmasa da, İsviçre Alpleri listeye girmeyi hak kazanıyor! İşviçre Alplerinin güzellikleri aklınızı başınızdan alacak. Bakmayı bıraktıktan sonra sıcak çikolatanızı bitirin ve kar melekleri yapmak, kızakla dolaşmak ve hatta paraşütle atlamak için dışarı çıkın. Ayrıca, oradayken, Avrupa’nın en yüksek tren istasyonu olan Jungfraujoch’u ziyaret ettiğinizden ve kontrol ettiğinizden emin İtalyaVenedik kışın farklı bir yere bürünüyor. Venedikte lezzetli İtalyan yemeklerini yemek ve dinlenmek için şehrin arka sokaklarında ve gizli geçitlerinde kendinizi kaybedin. Tarihi anıtlar ve gizli hazinelerden geçmiş bir gondolda gezinin ve geçmişin ürpertici hikayelerini dinleyin. Şubat’ta orada olacak kadar şanslıysanız, Venedik Karnavalı’nın ürkütücü maskelerini ve abartılı kostümlerini Çek CumhuriyetiKış, karla serpilmiş kırmızı çatıları ve parke taşlı sokaklardan sizi barındıran şirin kafeleriyle Prag’ı büyülü bir şehre dönüştürüyor. Sıcak bir mahzende bir Çek birasıyla kendinizi şımartın ya da dünyanın en büyük antik kalesini ziyaret edin. Vltava’da bir nehir gezisine çıkmayı unutmayın ve bu romantik şehrin sunduğu her anı yaşamak için akşamları koyu dumanlı bir caz barında rahatlayın.

kışın avrupa da sıcak olan yerler